Alan adı hazır, site hazır. İkisini birbirine bağlamak gerekiyor ve karşınıza iki seçenek çıkıyor: A kaydını değiştirmek ya da nameserver’ları değiştirmek. İkisi de çalışır ama etkileri farklı.
DNS, alan adının nereye gideceğini söyleyen telefon rehberi gibi. Alan adınızın rehberinde birçok satır var: web sitesi şuraya, e-postalar şuraya, doğrulama kodu şu. A kaydı bu satırlardan biri; alan adının hangi IP adresindeki sunucuya gideceğini söyler.
A kaydı
Barındırma firması size bir IP adresi verir. Siz alan adı sağlayıcınızın DNS ekranında A kaydını bu adrese çevirirsiniz, bir de “www” için aynısını yaparsınız. Başka hiçbir şey değişmez; e-postanız (MX kayıtları) ve doğrulama kayıtlarınız olduğu gibi kalır. E-postanız Google Workspace, Microsoft 365 ya da Yandex’teyse en güvenli yol budur.
Nameserver
Nameserver değişikliği, DNS’in tamamını başka birine devretmek demek. Yeni yerde A, MX, TXT, CNAME gibi bütün kayıtları yeniden girmeniz gerekir. Eksik taşırsanız e-postanız durabilir. Her şeyi tek yerden yönetmek istiyorsanız ve kayıtların listesini biliyorsanız mantıklı, aksi halde gereksiz risk.
Hemen Medya’da alan adınızı yalnızca A kaydıyla yönlendirmeniz yeterli; nameserver değiştirmeniz gerekmiyor ve e-postanıza dokunulmuyor. Adım adım anlatım alan adı rehberinde.
Ne kadar sürer?
DNS değişikliği anında her yerde görünmez. Kaydın TTL değerine ve internet sağlayıcılarının önbelleğine göre birkaç dakikadan 24 saate kadar sürebilir. Bu süre içinde bazı ziyaretçiler eski, bazıları yeni siteyi görebilir; şaşırmayın. Değişiklikten bir gün önce TTL’i düşürmek geçişi kısaltır.
En sık karşılaşılan üç sorun: “www” ve “www’suz” adresin farklı yere gitmesi (ikisine de kayıt girin), eski bir IPv6 (AAAA) kaydının kalması (yeni sitede IPv6 yoksa silin) ve doğru kayıt olmasına rağmen eski sitenin görünmesi (önbellek: başka bir ağdan ya da telefon verisiyle deneyin). Alan adını seçerken dikkat edilecekler için alan adı seçimi yazısına bakın.