Canlı demo: Avukat ve Hukuk Bürosu Pro
Tasarımı değiştir (12 yerleşim)
KlasikMerkezBölünmüşEditoryalBlokTam EkranTek SayfaHareketliKoyu ModernSol MenüZigzagMozaik
Temayı incele ve satın alTüm WordPress temaları
İçeriğe geç
Hafta İçi: 09:00 - 18:00 info@ornekfirma.com 0 (500) 000 00 00

İş Hukukunda İşe İade Davaları ve Yasal Başvuru Şartları

3 dk okumaAvukat ve Hukuk Bürosu

İş güvencesi hükümleri, iş sözleşmesi haksız veya geçersiz nedenlerle feshedilen çalışanların işlerini korumayı amaçlayan temel yasal düzenlemelerdendir. 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında düzenlenen bu güvence, keyfi işten çıkarmaların önüne geçmek ve iş ilişkisinde dengeyi sağlamak üzere yapılandırılmıştır. Ancak bu güvenceden yararlanabilmek ve dava yoluna gidebilmek belirli kanuni koşulların birlikte gerçekleşmesine bağlıdır.

İşe iade talebinde bulunabilmek için öncelikle işyerinde belirli sayıda çalışanın bulunması ve işçinin belirli bir kıdeme sahip olması şartı aranır. Yasa gereğince otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde, en az altı aylık kıdemi bulunan ve belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçiler iş güvencesinden faydalanabilir. Ayrıca fesih işlemini gerçekleştiren işveren vekili konumundaki personelin bu kapsamın dışında kaldığı unutulmamalıdır.

İşverenin fesih bildirimini yazılı olarak yapması ve fesihte açık ve kesin bir sebep göstermesi zorunludur. Performans düşüklüğü veya davranış nedenlerine dayalı fesihlerde, işçinin fesihten önce savunmasının alınmış olması usul açısından aranan en önemli kurallardan biridir. Savunma alınmaksızın gerçekleştirilen fesihler, şekil şartına uyulmaması sebebiyle mahkemelerce geçersiz kabul edilebilmektedir.

Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren yasal hak arama süreleri işlemeye başlar. Yasal düzenlemeler uyarınca işçi, fesih bildiriminin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurmak durumundadır. Arabuluculuk aşaması dava şartı olup, bu süre geçirildiğinde dava açma hakkı düşmektedir. Arabuluculuk görüşmelerinde uzlaşma sağlanamaması halinde ise son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılmalıdır.

Mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmesi halinde işverenin işçiyi bir ay içinde işe başlatması beklenir. İşçi, kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren on iş günü içinde işverene başvurarak işe başlamayı talep etmelidir. İşverenin işçiyi işe başlatmaması durumunda ise yasal çerçevede tazminat ve boşta geçen süre ücreti gibi mali yükümlülükler devreye girmektedir.

İş ilişkisinin sonlanması sürecinde hak kayıplarının önlenmesi adına fesih tebligatlarının dikkatle incelenmesi ve yasal başvuru sürelerinin geciktirilmeden takip edilmesi gereklidir. Arabuluculuk ve dava süreçlerinin titizlikle yönetilmesi, gerek işçi gerekse işveren açısından adil bir hukuki neticeye ulaşılmasının temel teminatıdır.

WhatsApp Hemen Ara